Sunday, October 19, 2014

♫ New Design (Carolers)♫ / ♫Yeni Dizaynım (Sokak Şarkıcıları)♫





"Christmas Carolers"
Designed and stitched in 2014
Dimensions "27 x 45 cm"


Pattern - Thread list is available

Original postcard!


Please kindly note that, if anyone wants to stitch this pattern, I can send its thread list with an e-mail. To have the list please to leave a note over here with your e-mail address! 

A happy Sunday to you all!

Happy stitching♥


Merhabalar,

İlhamını yine eski bir karpostaldan aldığım ve üzerinde çok keyifle çalıştığım bir dizaynı ve işlemesini daha bitirdim.

Uzun zamadır, eski dönem sokak şarkıcıları ile ilgili bir desen çalışma isteğim vardı ama ilham alacağım bir çizimle karşılaşmamıştım. Bu kartpostalı gördüğümde "işte budur" dedirtti bana. Bu nedenle hem desenleme, hem işleme safhaları kısa sürdü. 

Umarım sizlerin de beğenisini alır.

Mutlu bir Pazar geçirmeniz dileğiyle♥

Hamiş: İçinizden bu şablonu ben de işlemek isterim diyen olursa; bu yayına not bırakabilir. İplik listesini mail ile gönderebilirim.


Friday, October 3, 2014

Miniature Stitchery / Minyatür İşlemeler




Miniature Berlin Woolwork / Berlin işi minyatür tablo 


Ornament and my completion / Yılbaşı süsü denemem



♥♥♥

Hello dear Friends,
I wonder why time is going up the blink of an eye!
It is October already!

This week, I've been totally involved in the miniatures' world! 
My works from that world are above,  but more you'll see below!

Stitching a Berlin wool work or anyone else's chart, for me is kind of a pause for preparing to stitch one of my own charts!

Yes, I'm about to start another chart of my own and am pretty impatience to stitch!

A happy weekend to you all!

Happy stitching

♥♥♥

Merhaba Dostlar,

Öncelikle, sağlıklı, huzurlu, kazasız belasız, esenlik ve sevdiklerinizle dolu dolu bir bayram 
diliyorum hepinize

 Bu hafta hala grip kırıklığını atamamanın sersemliği ile geçti. 
 Onca ilaç, şurup ve tablete bu kadar dirençli bir mikrobum olmamıştı benim şahsen....

Neyse  ufak tefek işlerle, öksürük krizlerinin uyutmadığı geceler değerlendi. Yukarıdan buraya kadar baka baka geldiniz zaten. Aşağıda ise minyatür işlemelerin  kullanıldığı yerlere dair ipuçları bulacaksınız.

Minyatür ile ülkemizde çok fazla uğraşan insana denk gelmedim (Blog dünyasında bu konuda ciddi anlamda uğraşan bir Özden Ceyhan bey var bir de Serpil Aksungur hanım

Bebek evleri, özellikle Viktoryan bebek evleri ve o döneme ait minyatür çalışmaları; bu tarz işlemelerin en çok kullanıldığı yerler olmuş. Bakmayın küçük olduklarına tam göz nuru denilecek işler aslında. Şimdilerde minyatür işlemelerle, takı tasarımcıları ve vintage tarzı çanta, cüzdan, iğnedenlik, minik yastıkçıklar, küçük süslemeler vs. yapanlar uğraşmakta. 

Bu küçük işler benim için aynı zamanda bir sonraki büyük işin hazırlık evresi; bir nevi "10 dakika ara" frigo, gazoz molaları gibi.  

Bu arada, yayınlarımın uzun ve karmaşık olduğunu biliyorum. Hem iki dil hem kronolojik olsun derken böyle bir kapsama dönüştü. 

 O nedenle çok da uzatmadan sizi, küçük bir minyatür turu ile başbaşa bırakıp, ayrılayım. 

Hep sevgi ve huzurla kalın...

♥♥♥


Miniature Needlepoint Charts / Minyatür İşleme Şablonları





A Miniature Bag Tutorial (For Svetlana)
Minyatür Çanta Yapım Aşamaları (Svetlana İçin)




for more about miniature stitchery please visit Janet Gringer's blog 
Minyatür işleme ve uygulamaları için
Janet Gringer' in blogunu ziyaret etmenizi tavsiye ederim.

♥♥♥
Victorian Dollhouses and Accessories/ Viktoryan Bebek Evleri ve Aksesuarları







 Images from
http://www.pinterest.com/banabiri/cross-stitch-miniature
http://www.pinterest.com/brycemakinzie/awesome-vintage-dollhouse/
http://www.pinterest.com/source/owenfoundation.com/

Thursday, September 25, 2014

Waiting for Santa / Noel Baba' yı Beklerken








 



"Waiting For Santa"
Original Illustration by Lisi Martin
(A Spanish Artist)

Adopted, designed for cross stitch and stitched by me!

Completion Dimensions
30 x 45 cm

Lisi Martin


Hello Blog Friends,

How are you doing? As I've been informed by your posts; some of you have  got flu as well as me! Since last week, I am fighting with flu:(

It is the season to get such illness anyway ♥

As per this little girl; I've met her, while I was searching remarkable postcards illustrators! I've discovered  Catherine Klein, Tasha Tudor, Anton Pieck and Lisi Martin at least

This little girl's creator is Lisi Martin, a Spanish Artist! Very gifted one! Lisi Martin was born in Barcelona! She's drawing romantic children illustrations in order to show children's wonderful world of Fantasy; a world that often lost by adults! 

You will find some of her wonderful illustrations below! 

Her copyrights are holding by Pictura a German Company! Therefore, I' ve asked a permission to give threads list to my blog readers but yet to reply!

Therefore I'm sharing her as completed!

Hope everybody get well soon - me too ☺

A postcard by Lisi Martin



Merhaba Dostlar,

Umarım herkes iyi, herşey yolundadır ☺

Yaklaşık 10 gündür, başta grip olmak üzere hastalıkla kavga vermekteyim. Bazı günler daha iyi olsam da bu meret yakamı hemen bırakmaya niyetli değil anlaşılan. Neyse  ona inat bir işe daha nokta koydum :)

Etamine uyarladığım bu küçük kız, İspanyol Artitst Lisi Martin' e ait! Lisi Martin, 1944 yılında Barselona' da doğmuş ve ilk kartpostal çizimini 20 yaşında satmış bir sanatçı. Kartpostallarında hayat bulan romantik ve sevimli çocuklar üzerinden yarattığı fantazi dünyası,  yetişkinlerin büyüdükten sonra unuttuğu o dünyaya açılan bir kapı işlevi görüyor adeta. En azından benim için öyle.  

Kartpostalların dağarcığıma kattığı ve hayranlık ile izlemeye aldığım kadın ressamlar  arasında yer alan Lisi Martin, çizimlerinden ödünç aldığım başka çocuklarla da bana  ilham verenler arasındaki özel yerini çoktan aldı.

Aşağıda Lisi Martin' e ait bazı kartpostalları bulacaksınız.

Bu ve daha fazlası için Lisi Martin Fan Portal' ını da ziyaret edebilirsiniz.

Fazla uzatmak istemiyorum.

Dualarım, etrafımızı yakan ateşin bir an evvel sönmesi, evinden barkından koparılan insanların evlerine ve huzurlarına tezlikle kavuşmalarıdır.

Sevgiyle ve huzurla kalın...





Sunday, September 14, 2014

Fall Sheep and Colors / Sonbahar'ın Koyu-N Düşünceleri


Autumn Sheep of " 4 Season's Sheep"
Designed by Elisa Tortonesi
(It is a Black Nose Sheep)

This, small pin cusion has yet to completed!
It will be laced, buttoned, ironed and fixed on the frame!
But not today! 

Today, I' m planning to enjoy fall colors, walking under fall sun with cool fall breeze,  and a cup of coffee which takes with friends!

Hope your Sunday will be as great as mine!

*-*


Elisa Tortonesi' ye ait 4 Mevsim Koyunları'ndan
Sonbahar Koyunu ve ondan yaptığım iğnedenlik denemesi bu.

Tasarıma konu olan bu koyunlar, sarp dağların yükseldiği ülkelerin
"Kara Burun Koyunları"

Henüz tam bitmedi (düğme ve ince dantelle süslenecek daha) ve kenarları kapatılıp tekrar ütülenecek vs. vs  ama bugün öyle paylaşmak geldi içimden. 

Siz kusurlarına değil, renklere ve düşündürdüklerine bakın bir.....
Black Nose Sheep 
Bunlar da "Kara Burun" Koyunları
Biblo gibiler değil mi?



Merhabalar,

Üzerinde, sonbaharın renklerini yakaladığım bu şablona rast geldiğimde, "Tamam" dedim, "İşte ben bu koyunu boyarım". Boyadım da nitekim.. Çok kısa zaman diliminde bitti. Elimde bu çerçevede vardı epeydir. Birleşip böyle bir şey oldular daha doğrusu olacaklar...

İğnedenlik, ütülenecek, düğmelenecek, kenarı küçük dantelle süslenecek daha ama bugün değil...

Bugün beynim düşünce ikliminde...

Bu sonbahar, benim için semboller ve kavramlar ile kavrayış üçgeninde geçecek gibi görünüyor. Gerçekten ilginç deneyimler yaşıyor ve ilginç bilgiler öğreniyorum. 

Mesela bu hafta öğrendim ki  vucüdumuza hükmeden beynimiz değil, kalbimizmiş...
 Bilim insanları, beynin sinirler ile organlara gönderdiği talimatların tipini ve kapsamını, kalp atışlarının taşıdığı mesajlara göre belirlediğini keşfetmişler meğer...
Patron kalbimiz yani, beynimiz değil....

Kalbimiz, beyne şifreli emirler gönderirken, vucudumuzun etrafında ölçülebilir bir manyetik alan da yaratabiliyormuş. Bu manyetik alan, var olduğu söylenen enerji aurasından farklı, dünyanın manyetik alanına benzer bir alanmış. Zıt kutupların birbirini çektiği savı artık anlam kazandı benim için.

Şaşırtıcı bir diğer bilgi; "Ezici rekabet ve baskıcı yönetim tarzları" için hep tekrarlanan "Bu orman kanunu yahu, güçlü olan güçsüzü ezer, böyledir" anlayışının, külliyen yalan olduğuydu.

Ya da bu gerçeklik sadece bizim ormanımız içinmiş...

Konunun uzmanları, sürü halinde yaşayan hayvan cinslerinin tüm önemli günlük ya da göç kararlarında; sürüyü oluşturan bireylerin salt çoğunluğunın etkin olduğu ve bu kararlar çerçevesinde hareket ettiklerini gözlemleyip kanıtlamışlar. Yani gerçek orman kurallarında, katıksız ve net bir demokrasi var.....


Fakat tüm bunların yanında beni asıl şaşırtan başka bir bilgiydi.

"Tüm yaratılanlar, birbirine görünmez bağlarla bağlıdır"

Gerçekten bizi birbirimize; geçmişi geleceğe bağlayan bir şey varmış. Bağlantının anahtarı dünyamızın ince atmosferi; daha doğrusu atmosferde bulunan bir elementmiş. 

Bu element tanımlanırken " Burnu büyük bir aristokrat gibi, kendi cinsinden başka hiçbir atom cinsi ile tepkimeye girmeyen" ifadesi kullanıldı. Yani,  onun, üyelerden başkasının girmesinin yasak olduğu klüp üyeliği ve burnu büyük tavrı; gerçekte çağları ve canlıları ilginç bir biçimde birbirine bağlıyormuş.

Ne ironi ama! 

Uzatmayayım, bu enteresan element "Argon". Kokusuz, tatsız ve renksiz..Amiyane tabirle "ne akar, ne kokar, ne de bulaşır....

Argon, aldığımız her nefeste içimize çektiğimiz, ama tepkimeye girmeden verdiğimiz nefesle aynen çıkan bir "soy gaz". Bu nedenle milyonlarca yıldır, aynı atomlar, milyarlarca nefesle vücutlara girdiler ve değişmeden çıktılar. Yani biz, şimdiye kadar yaşayan tüm varlıkların içine çekip dışarıya saldığı atomları içimize çekip durmaktayız. Tıpkı bizden öncekiler ve bizden sonra yaşayacak tüm canlılar gibi...

Argon, bana nedense; nereden geldiği belli olmayan ama etkisi ile bir önceki buluşu bir sonraki safhaya; ham bilgiyi olgunlaşmaya taşıyan insanların "İlham Perisi" ni çağrıştırdı.

 Öyle ya, nereden aldığımızı anlamadığımız ve İlham Perisi' ne atfettiğim fikirler, renkler ve sözcükler; belki de  yetenek ve dünya görüşlerimizin çakıştığı bir dahiden süzülüp gelen bir kaç Argon atomudur, kimbilir? 

Eğer öyleyse, yeteneklerine, fikirlerine ve insani vasıflarına imrendiğim insanların Argon' larını solumaktır tek dileğim ...

Bu ispatlı bilgiler; kalbin önemine atıf yapan ve tüm yaratılmışları birbirine bağlamaktan kaçınmayan kadim dünyanın yani bizim coğrafyamızın filozoflarına ve felsefelerine dalma isteğini kamçılamaz da ne yapar? Bu sonbahar; düşünce sonbaharı olmasın da ne olsun?


Her anını dolu dolu geçireceğiniz çok renkli bir Pazar ve güzel bir hafta olsun efendim......



Ah güzel Sonbahar, iyi ki geldin....






Thursday, September 11, 2014

Happy School Days ♫♫ / Şimdi Okullu Olduk ♫♫






I've fallen in love with this tiny little girl at the first sight!
Because, she certainly reminded me "our first school day"!

Above image was prepared for you to compare!

 In the picture, I am at the right hand side and Nursun is at the left hand side!
I've clearly remembered those school bags - "Ecru color with red lines!
(Our school uniforms were sort of black aprons with white collars!)

It was  a quick designing work! "Designing period was only half day and stitching took 3 days! "  

So,
taking advantage of this opportunity,
I'd like to wish every successes and life time achievements to all school children!

Happy school days and happy stitching,

Old (1st of September) Postcards / Eski "1 Eylül"  kartpostalları



Herkese Merhabalar,

Okul çağında çocukları olan ebevenylerin telaşla  alışverişlerini bitirmeye; okul seçimlerinin netleştirilmeye çalışıldığı günlerin içinden geçiyoruz.

Bu konuda söylenecek çok söz var elbette ama ben işin en keyifli yanından geçmeyi tercih ettim. Yani okulun ilk günü, ilk ders zilinden!

Öğretmen çocuğuyum ben. Annem emekli ilkokul öğretmeni. Çok sıkı bir öğretmendi; emekli olduğunda üstün başarı belgesi geldi Bakanlıktan, o derece yani.  
O nedenle okul, bizim hayatımızda hep özel bir yer tutar. 


Neyse sadede geleyim. Kartpostaldan şablona oradan da etamine geçirdiğim bu küçük kız; her 1 Eylül' de ders zilinin ( Bu kural değişmedi. Hala 1 Eylül okulların açıldığı gündür) çaldığı SSCB' den bir kartpostala ait!

Bu kartpostalı görür görmez, okuldaki ilk günümüz, anneme gelen çiçekler, hediyeler ile heyecandan yanakları al al olmuş veliler,  kimi ağlayan kimi şaşkın ama çoğu sevinçli öğrenciler film şeridi gibi geçti gözümün önünden.   Bu çağrışımın neden kaynaklandığını anlatmak için o ilk güne ait fotografımızı kartpostalın yanına iliştirdim. 

"Kartpostaldaki küçük kızın giydiği beyaz önlük haricinde nasıl da benziyoruz değil mi?"

Fotograftaki çantalarımız ( ilk okul çantalarımızdı)  ekru renginde ve kırmızı şeritliydi. Çok net hatırlıyorum; alındığında ne çok sevinmiştik. Nursun çantasının üzerine oturmayı sevdiği için onun çantası hafif ezikti. Fotografta bu ayrıntı farkediliyor. Bu çantalar, sonraki her çantamız gibi, karda kızak vazifesi gördüler ayrıca. "Hafif yokuş gördümü oturursun üzerine; alır uçurur seni..."

Ayakkabılarımızı da rahmetli annanem Kapalıçarşı' dan almıştı. Bağcıklarında mor, eflatun boncukları vardı.

Bir de dişleri dökük olan benim! O halimin tek fotosu budur...


Ya böyle işte!

Hem sonbaharın hem bu güzel anıların içinde dolaşmama vesile olan bu küçük kız; 

 telaşlı ebeveynlere
 ve 
benim gibi sonbahar severlere 

"hoşgeldin okul hayatı, kolay gelsin ve hoşgeldin sonbahar" 

dememe fırsat yarattı aslında.

Dilerim; okula yeni başlayacak olan ve eğitim hayatında ilerleyen çocuklarımız; tüm kötülüklerden uzak ,  her türlü başarıya yakın bir süreçten geçsinler. 

Kendilerine ve ailelerine gurur kaynağı; vatana ve millete de faydalı olsunlar...



♫♫♫ Şimdi okullu olduk
         Sınıfları doldurduk
          Sevinçliyiz hepimiz, 
             Yaşasın okulumuz ♫ ♫ ♫