Sunday, September 14, 2014

Fall Sheep and Colors / Sonbahar'ın Koyu-N Düşünceleri


Autumn Sheep of " 4 Season's Sheep"
Designed by Elisa Tortonesi
(It is a Black Nose Sheep)

This, small pin cusion has yet to completed!
It will be laced, buttoned, ironed and fixed on the frame!
But not today! 

Today, I' m planning to enjoy fall colors, walking under fall sun with cool fall breeze,  and a cup of coffee which takes with friends!

Hope your Sunday will be as great as mine!

*-*


Elisa Tortonesi' ye ait 4 Mevsim Koyunları'ndan
Sonbahar Koyunu ve ondan yaptığım iğnedenlik denemesi bu.

Tasarıma konu olan bu koyunlar, sarp dağların yükseldiği ülkelerin
"Kara Burun Koyunları"

Henüz tam bitmedi (düğme ve ince dantelle süslenecek daha) ve kenarları kapatılıp tekrar ütülenecek vs. vs  ama bugün öyle paylaşmak geldi içimden. 

Siz kusurlarına değil, renklere ve düşündürdüklerine bakın bir.....
Black Nose Sheep 
Bunlar da "Kara Burun" Koyunları
Biblo gibiler değil mi?



Merhabalar,

Üzerinde, sonbaharın renklerini yakaladığım bu şablona rast geldiğimde, "Tamam" dedim, "İşte ben bu koyunu boyarım". Boyadım da nitekim.. Çok kısa zaman diliminde bitti. Elimde bu çerçevede vardı epeydir. Birleşip böyle bir şey oldular daha doğrusu olacaklar...

İğnedenlik, ütülenecek, düğmelenecek, kenarı küçük dantelle süslenecek daha ama bugün değil...

Bugün beynim düşünce ikliminde...

Bu sonbahar, benim için semboller ve kavramlar ile kavrayış üçgeninde geçecek gibi görünüyor. Gerçekten ilginç deneyimler yaşıyor ve ilginç bilgiler öğreniyorum. 

Mesela bu hafta öğrendim ki  vucüdumuza hükmeden beynimiz değil, kalbimizmiş...
 Bilim insanları, beynin sinirler ile organlara gönderdiği talimatların tipini ve kapsamını, kalp atışlarının taşıdığı mesajlara göre belirlediğini keşfetmişler meğer...
Patron kalbimiz yani, beynimiz değil....

Kalbimiz, beyne şifreli emirler gönderirken, vucudumuzun etrafında ölçülebilir bir manyetik alan da yaratabiliyormuş. Bu manyetik alan, var olduğu söylenen enerji aurasından farklı, dünyanın manyetik alanına benzer bir alanmış. Zıt kutupların birbirini çektiği savı artık anlam kazandı benim için.

Şaşırtıcı bir diğer bilgi; "Ezici rekabet ve baskıcı yönetim tarzları" için hep tekrarlanan "Bu orman kanunu yahu, güçlü olan güçsüzü ezer, böyledir" anlayışının, külliyen yalan olduğuydu.

Ya da bu gerçeklik sadece bizim ormanımız içinmiş...

Konunun uzmanları, sürü halinde yaşayan hayvan cinslerinin tüm önemli günlük ya da göç kararlarında; sürüyü oluşturan bireylerin salt çoğunluğunın etkin olduğu ve bu kararlar çerçevesinde hareket ettiklerini gözlemleyip kanıtlamışlar. Yani gerçek orman kurallarında, katıksız ve net bir demokrasi var.....


Fakat tüm bunların yanında beni asıl şaşırtan başka bir bilgiydi.

"Tüm yaratılanlar, birbirine görünmez bağlarla bağlıdır"

Gerçekten bizi birbirimize; geçmişi geleceğe bağlayan bir şey varmış. Bağlantının anahtarı dünyamızın ince atmosferi; daha doğrusu atmosferde bulunan bir elementmiş. 

Bu element tanımlanırken " Burnu büyük bir aristokrat gibi, kendi cinsinden başka hiçbir atom cinsi ile tepkimeye girmeyen" ifadesi kullanıldı. Yani,  onun, üyelerden başkasının girmesinin yasak olduğu klüp üyeliği ve burnu büyük tavrı; gerçekte çağları ve canlıları ilginç bir biçimde birbirine bağlıyormuş.

Ne ironi ama! 

Uzatmayayım, bu enteresan element "Argon". Kokusuz, tatsız ve renksiz..Amiyane tabirle "ne akar, ne kokar, ne de bulaşır....

Argon, aldığımız her nefeste içimize çektiğimiz, ama tepkimeye girmeden verdiğimiz nefesle aynen çıkan bir "soy gaz". Bu nedenle milyonlarca yıldır, aynı atomlar, milyarlarca nefesle vücutlara girdiler ve değişmeden çıktılar. Yani biz, şimdiye kadar yaşayan tüm varlıkların içine çekip dışarıya saldığı atomları içimize çekip durmaktayız. Tıpkı bizden öncekiler ve bizden sonra yaşayacak tüm canlılar gibi...

Argon, bana nedense; nereden geldiği belli olmayan ama etkisi ile bir önceki buluşu bir sonraki safhaya; ham bilgiyi olgunlaşmaya taşıyan insanların "İlham Perisi" ni çağrıştırdı.

 Öyle ya, nereden aldığımızı anlamadığımız ve İlham Perisi' ne atfettiğim fikirler, renkler ve sözcükler; belki de  yetenek ve dünya görüşlerimizin çakıştığı bir dahiden süzülüp gelen bir kaç Argon atomudur, kimbilir? 

Eğer öyleyse, yeteneklerine, fikirlerine ve insani vasıflarına imrendiğim insanların Argon' larını solumaktır tek dileğim ...

Bu ispatlı bilgiler; kalbin önemine atıf yapan ve tüm yaratılmışları birbirine bağlamaktan kaçınmayan kadim dünyanın yani bizim coğrafyamızın filozoflarına ve felsefelerine dalma isteğini kamçılamaz da ne yapar? Bu sonbahar; düşünce sonbaharı olmasın da ne olsun?


Her anını dolu dolu geçireceğiniz çok renkli bir Pazar ve güzel bir hafta olsun efendim......



Ah güzel Sonbahar, iyi ki geldin....






Thursday, September 11, 2014

Happy School Days ♫♫ / Şimdi Okullu Olduk ♫♫






I've fallen in love with this tiny little girl at the first sight!
Because, she certainly reminded me "our first school day"!

Above image was prepared for you to compare!

 In the picture, I am at the right hand side and Nursun is at the left hand side!
I've clearly remembered those school bags - "Ecru color with red lines!
(Our school uniforms were sort of black aprons with white collars!)

It was  a quick designing work! "Designing period was only half day and stitching took 3 days! "  

So,
taking advantage of this opportunity,
I'd like to wish every successes and life time achievements to all school children!

Happy school days and happy stitching,

Old (1st of September) Postcards / Eski "1 Eylül"  kartpostalları



Herkese Merhabalar,

Okul çağında çocukları olan ebevenylerin telaşla  alışverişlerini bitirmeye; okul seçimlerinin netleştirilmeye çalışıldığı günlerin içinden geçiyoruz.

Bu konuda söylenecek çok söz var elbette ama ben işin en keyifli yanından geçmeyi tercih ettim. Yani okulun ilk günü, ilk ders zilinden!

Öğretmen çocuğuyum ben. Annem emekli ilkokul öğretmeni. Çok sıkı bir öğretmendi; emekli olduğunda üstün başarı belgesi geldi Bakanlıktan, o derece yani.  
O nedenle okul, bizim hayatımızda hep özel bir yer tutar. 


Neyse sadede geleyim. Kartpostaldan şablona oradan da etamine geçirdiğim bu küçük kız; her 1 Eylül' de ders zilinin ( Bu kural değişmedi. Hala 1 Eylül okulların açıldığı gündür) çaldığı SSCB' den bir kartpostala ait!

Bu kartpostalı görür görmez, okuldaki ilk günümüz, anneme gelen çiçekler, hediyeler ile heyecandan yanakları al al olmuş veliler,  kimi ağlayan kimi şaşkın ama çoğu sevinçli öğrenciler film şeridi gibi geçti gözümün önünden.   Bu çağrışımın neden kaynaklandığını anlatmak için o ilk güne ait fotografımızı kartpostalın yanına iliştirdim. 

"Kartpostaldaki küçük kızın giydiği beyaz önlük haricinde nasıl da benziyoruz değil mi?"

Fotograftaki çantalarımız ( ilk okul çantalarımızdı)  ekru renginde ve kırmızı şeritliydi. Çok net hatırlıyorum; alındığında ne çok sevinmiştik. Nursun çantasının üzerine oturmayı sevdiği için onun çantası hafif ezikti. Fotografta bu ayrıntı farkediliyor. Bu çantalar, sonraki her çantamız gibi, karda kızak vazifesi gördüler ayrıca. "Hafif yokuş gördümü oturursun üzerine; alır uçurur seni..."

Ayakkabılarımızı da rahmetli annanem Kapalıçarşı' dan almıştı. Bağcıklarında mor, eflatun boncukları vardı.

Bir de dişleri dökük olan benim! O halimin tek fotosu budur...


Ya böyle işte!

Hem sonbaharın hem bu güzel anıların içinde dolaşmama vesile olan bu küçük kız; 

 telaşlı ebeveynlere
 ve 
benim gibi sonbahar severlere 

"hoşgeldin okul hayatı, kolay gelsin ve hoşgeldin sonbahar" 

dememe fırsat yarattı aslında.

Dilerim; okula yeni başlayacak olan ve eğitim hayatında ilerleyen çocuklarımız; tüm kötülüklerden uzak ,  her türlü başarıya yakın bir süreçten geçsinler. 

Kendilerine ve ailelerine gurur kaynağı; vatana ve millete de faydalı olsunlar...



♫♫♫ Şimdi okullu olduk
         Sınıfları doldurduk
          Sevinçliyiz hepimiz, 
             Yaşasın okulumuz ♫ ♫ ♫




Friday, September 5, 2014

I Named Her "Margaret" / Onun Adı "Margaret"


"Margaret"
It's adapted from a Vintage Colored Image
Designed in 2013 - Stitched in 2014

*-* 
"Margaret"
Renklendirilmiş siyah beyaz bir fotograftan adapte ettiğim bir tasarım!
2013 yılında tasarlanan bu işi bitirmek 2014' ün Eylül ayına kısmetmiş.

Its original image and its pattern
Adapte ettiğim fotograf  ve  şablonu








The pattern  
İşlemek isteyenler için bu da şablonu...



Hello Blog Friends,

I've finished one of my designs and named " Margaret"

From the very beginning of  my designing adventure; I've deeply interested in Old Postcards!

And therefore, in my previous posts, I've mostly referred to the Victorian and Georgian Eras!

 It is obvious that above-mentioned Eras are the golden ages of the postcards history! In the color universe of postcards; as a part of it,  I am also very interested in colored black and white photography which recently use into scrabbooking! You  may find below some samples of them! 

Within the frame  of its inspiration, I've adapted another colored  image  that you will find below too.
  
So,
it seems, this colorful universe will keep me inside as long as I can continue to get such inspiration from! 

Hope you like my little "Margaret" as much as I do!


Happy stitching and a great weekend :) 


Merhaba,

Bu defa renklendirilmiş eski bir fotograftan adapte ettiğim şablonun işlenmiş haliyle geldim ziyaretinize... Umarım haftanız iyi geçmiştir ve keyfiniz yerindedir.  

Uzun zamadan bu yana yaptığım yayınlar ve bitirdiğim işler Viktoryan ve Georgian dönemlerine atıfta bulunmakta. Çünkü bu dönemler; içinden sayısız ilham ve fikir çıkardığım eski kartpostallar dünyasının altın çağları..

Kartpostalların dönemsel gelişimlerini araştırırken, renklendirilmiş fotograflar albümlerinde sıkça karşıma çıkan bu küçük çocuğun narin yüzü, daha ilk andan çok etkiledi beni. Üzerinde çalışmaya karar vermem uzun sürmedi. Viktoryan döneminin sonu ve 20. yy başlarına doğru, yani nispeten daha genç bir döneminden adapte ettiğim bu küçük kızın şablonunu,  geçmiş yayınlardan birinde de paylaşmıştım zaten.

Bu arada, renklendirilmiş fotograflar, günümüzde, scrabbooking, kolaj gibi çalışmalarda da çok sık kullanılıyor. Artık yaşamayan bu insanlar, adeta ikinci baharlarını yaşıyorlar, yeniden hayat bulmuş durumdalar kısaca...

Aşağıda onlardan derlediğim bir demet örnek göreceksiniz...

Margaret' e dönersek;  şablonu üzerinde çok çalıştığımı itiraf etmeliyim. Özellikle gözleri, dudak ve ten rengi; boyalar ve tonları içinde epeyce dolaştırmıştı beni. İplik seçiminde de aynı sıkıntıyı yaşadım aslında ve bulamadığım bir ton nedeniyle teninin gölge geçişleri çok daha bariz hale geldi ki bu arzu ettiğim bir durum değil açıkçası.

Başladığı işi çarçabuk bitirmeyi seven ben (bırakırsam bir daha elime alamıyorum) ; iplik ve renk peşinde koşmaktansa elimdeki ile bitirmeyi tercih ettim. Sonuç da bu işte!

Umarım benim kadar siz de seversiniz Margaret' i!

Hepinize sağlıklı, huzurlu bir haftasonu dilerim.

Sevgiler

*-* 

Bu tarz yaptığım ikinci çalışma da aşağıda. 
Adını " Charlotte" koydum :) Beğenip de işlemek isteyen olursa PDF dosyası  mevcuttur. Arzu ettiğiniz takdirde mail ile size ulaştırabilirim. 


"Charlotte"
Adapted and Designed by myself!
Its PDF file is available! I may e-mail to whom may be interested in stitching Charlotte!
It's complimentary :)


Colored Vintage Images / Renklendirilmiş Fotograflar


Nadir bulunan elle renklendirilmiş kartpostallar












Fotoğraflar Pinterest' ten 

Friday, August 29, 2014

Sense and Sensibility / Duygu ve Duyarlılık


"Duygu ve Duyarlılık"Sampleri
Bu "örnekleme tablo" yu
Jane Austen' in aynı adlı romanından çarpı işine uyarlayan ,"West Wind Designs"







Sense and Sensibility Sampler
A novel by Jane Austen 
It is a "West Wind Designs" pattern! 
*-* 
Hello Blog Friends,

This week, I may say, I've been deeply involved in Jane Austen's world again!  While I've been working on this sampler; I was reading articles about her, watching Jane Austen's movies and mini serials of BBC, searching and surfing about Regency fashion and so on. It was "quite a Jane Austen week" indeed!

Hence, in this post, you'll find images from my favorite version of Sense and Sensibility (1995)  the items from Regency Era, related cross stitch works/patterns as well as Jane Austen's portrait! Moreover  you'll see some of my designs related with this era too!

I wish all of you a very happy weekend!
*-*

Merhabalar,

Sonbahar' ın ayak seslerini iyiden iyiye duyduğumuz; daha romantik, daha serin ve koşuşturmalı bir döneme girerken; uzun zamandır yapmak istediğim bir işi bitirdim bu hafta.

Eskiden beri bu blogu izleyenler ve beni tanıyanlar bilir; ( iş hayatımda da bu böyledir) Hangi tür bir çarpı işinin üzerinde çalışıyorsam; o işe ve döneme ait filmler izler, makaleler okur, araştırır ve kendimi tamamıyla konuya yoğunlaştırırım. Regency dönemi; klasik kanaviçe ve nakış üzerinde çok büyük etkisi olan dönemlerden biri. Çünkü gerek kıyafetler ve detayları gerek dönemin iç ve dış mekan tanzimlemeleri, kumaş üzerine uygulanabilecek çok sayıda alternatif sunabilmekte. Bu dönemi uzun zamandır ben de tasarım gözüyle incelemeye almış durumdayım. Hatta bazı çalışmalarım da oldu (Bir kısmını buradan paylaşmıştım). Bu döneme olan ilgim hala devam ediyor ve elimde yapılmayı bekleyen çok sayıda şablon bulunmakta.

Gelelim Jane Austen' e! Dünyada kadınlar arasında onun kadar hayranı ve geniş etki alanı olan başka bir kadın yazar var mı? bilemiyorum. J.Austen, "beyaz dizi" kıvamındaki romantik romanları ile batı dünyasında kendine çok sağlam bir yer edinmiş ve yıllar bu durumu değiştirmiyor; hatta tersine hayran kitlesi giderek artıyor.  Altını çizmeliyim ki 42 yaşında ölen yazarın; geriye sadece bir elin parmaklarından az sayıda eser bırakıp;bu kadar geniş bir kitleyi, böylesine sadık olarak kendine bağlamış olması, üzerinde durulması gereken ciddi bir pazarlama başarısıdır. 

Aşağıda bu yayını pekiştireceğini düşündüğüm fotograf ve bilgiler ile benim, bu döneme ait bazı tasarımlarımı bulacaksınız. 

Hepinize sağlıklı, huzurlu ve sevdiklerinizle güzel anları paylaşacağınız bir hafta sonu dilerim...

Jane Austen ve Regency Dönemi

Portrait of Jane Austen, drawn by her sister Cassandra (c. 1810)
Austen' in kızkardeşi Cassandra tarafından yapılan portresi (1810)

Jane Austen, dünyanın en ünlü yazarlarından biridir. Yaşadığı döneme ilişkin tasvirleri ve kahramanlarının karakterleri romanlarının klasikler arasında yer almasını sağlamıştır. Jane Austen bir köy papazının yedinci çocuğuydu. Babası tarafından eğitilmişti. O dönemdeki kadınlardan daha iyi bir eğitim aldığı için şanslıydı. Ebeveyni, çocukların hayal gücüne dayalı oyunlarını cesaretlendirdi. Papaz evinin ahırını, yaz tatillerinde ailelerin oyunlar sahneye koyabileceği küçük bir tiyatroya çevirdiler. Austen, 12 yaşına geldiğinde kendi hikayelerini yazıyordu; fakat ilk romanının yayımlanması için yaklaşık 25 yıl daha geçmesi gerekecekti. Austen'in romanları, günümüzde oldukça popülerdir. İnsanların zaaflarını esprili bir anlayış ve zarif bir mizahla eserlerinde işlemiştir. Romanlarının başkahramanlarının hepsi kadındır ve romanlarının hepsi de mutlu bir evlilikle sona ermiştir. İlk olarak Aşk ve Yaşam (Sense and Sensibility) (1811) adlı kitabı basıldı. Bunu Gurur ve Önyargı (Pride and Prejudice)  (1813), Mansfield Parkı (1814) ve Emma (1816) takip etmiştir. Northanger Manastırı (Northanger Abbey) ve İkna (Persuasion) romanlarının her ikisi de Austen'in ölümünden sonra 1818'de basılmıştır. Bütün bu romanlar anonim olarak yayımlanmıştır.
Austen, hiç evlilik yapmamış, bunun yerine romanlarının birçok bölümünün geçtiği Bath dahil birkaç yerde ailesiyle birlikte yaşamıştır. Mayıs 1817'de aile, Austen'in hastalığına çare aramak için Winchester'e taşınmış; ancak yazar, iki ay sonra ölmüştür. Cenazesi Winchester Katedrali'nde gömülüdür.
Jane Austen'in tüm romanları, televizyon veya sinemaya uyarlanmış, en başarılı 3 romanı film yapılmıştır. Bunlar: Aşk ve Yaşam(1995), Emma ve İkna (her ikisi de 1996'da gösterime girdi.) Gurur ve Önyargı 1995'te çok başarılı bir televizyon dizisi oldu. 2013 yılında yayımlanışının 200. yıldönümü özel etkinliklerle kutlanan "Aşk ve Gurur" (Pride and Prejudice) romanı ortalama her on yılda bir ya bir sinema filmi, ya da televizyon filmi veya dizisi haline getirilmiştir[1].
18 Haziran 1817'de göğüs kanserinden ölen Jane Austen; öldüğünde henüz 42 yaşındaydı. Winchester Katedrali'ne gömülmüştür. (Kaynak wikipedia)


The cottage in Chawton, where Jane Austen lived during the last eight years of her life, now Jane Austen's House Museum
Jane Austen' in Chawton'daki Ev Müzesi







Fragments of  Sense and Sensibility- 1995 
Romanın, 1995 yapımı filminden kareler 
(Emma Thompson,Kate Winslet, Hugh Grand, gibi tanınmış oyuncuların rolleri paylaştığı versiyonu)


Regency Döneminde kırmızı renk ve bazı objeler


Regency Shoes - Kadın ayakkabı örnekleri


Regency Ivory Pocket Almanac Notebook and Diary , 1800's .
Fildişi  Ajanda -Not defteri

A detail of a woman daily costume 
Regency dönemi dış giysi kol detayı
*-*
Jane Austen and Cross Stitch
Jane Austen romanlarından uyarlanan bazı şablonlar











Bu şablonlar da bendenizin; buradan paylaşmadığım döneme ait başka şablonlarım da mecuttur....