Wednesday, December 10, 2014

Reindeer Versus Red / Geyik ile Kırmızı Karşılaştığında...



 It is a Kirsten Schmidt Pattern!
Published on http://kissyeross.twoday.net/  in 2012





*-*
Bir Kirsten Schmidt Tasarımı
2012 yılında http://kissyeross.twoday.net/ adresinde yayınlandı.
(Bu fotografı çektikten sonra sol traftaki çam dalını yeniden işledim. Burada eksik hali ile görülüyor)







This work will be a pillow like as shown above. 
I don't wanna wait its completion to share! 
I suppose, it will be ready by this weekend!
*-*
Vaktim olduğunda fotograftakini andıran bir yastık olacak
.Büyük olasılıkla bu haftasonu biter; bir sonraki yayında bitmiş halini de paylaşırım.

My Teeny-Weeny ornaments / Mini minnacık Ağaç Süslerim

Last week, I've decided to make such teeny-weeny ornaments to hang our small tree!
A dozen of them have stitched already; last two are ready to complete! 
Wanna show, how they look on the tree :)
*-*
Geçen günler içinde, kafama koyduğum ağaç süslerinden yaptım. Çok kısa sürede bir düzine olan  
 (gecede 3-4 adet olmak üzere) yaptığım işlemeler, kırmızı ağırlıklı küçük ağacımızda çoktan yerlerini aldılar. Aşağıda nasıl olduklarına dair ipuçları var.







PS: It was a rainy week, and therefore photos's quality is really poor!  
Havanın koyu ve karanlık olması nedeniyle, resim kalitesi çok iyi değil maalesef!

REINDEER'S PATTERN!

I took my reindeers from above old pattern!

Geyiklerim bu eski şablondan, kar tanesi formu verdiklerim benim uyduruklarım...

*-*
This Week's Free pattern / Bu Haftanın Şablonu

Bu yeşilli hanımefendi de, 1950'lere ait retro bir kartpostaldan uyarlanmıştır.


♥Happy Stitching♥ 
*-*

Son yayından bu yana yapıp kotardıklarım bunlar..
Bakalım bizim evde gerçekleşen  geyik ve  kırmızı buluşmasını sevecek misiniz??

♥Sevgiyle♥



HERŞEY ASLINA GERİ DÖNER (devam)

Pamuk Nine, konuklarını, yüzünde büyük bir tebessümle "Hoşgeldiniz evlatlarım" diye karşılarken; baba ve kızı, bu karşılaşmanın ne denli önemli olduğunu, o an için elbette bilemezlerdi.

*-*

Köyün yakınındaki büyük kasabanın aksiliği ve kötülüğüyle tanınan tüccarı, her zamanki huysuzluğuyla uyandı. Alışılanın aksine, oldukça kötü uyumuştu. Ağzındaki acı tat, bir önceki gece fazlaca içtiği içki ve sigaradan olmalıydı. Daha gözlerini açmadan o güne başlamaktan nefret etti. Gerçi çocukluğundan bu yana daha hiç bir gün sevinç hisleriyle uyanmamıştı ki... 

Yoksul bir evin en büyük çocuğuydu. Alkolik bir baba ve her gün dayak yemekten bıkmış bütün hırsını kendisinden ve kardeşlerinden çıkaran bir annenin elinde büyümüştü. Kendini bildiği günden evde kavga ve dayak eksik olmaz, kursaklarına gidecek bir dilim ekmeği bile zor bulurlardı. Annesi günlerden bir gün açlığa ve dayağa daha fazla dayanamadığını söyleyerek, karşı evdeki genç adamla yoklara karıştı. Bir daha da onlardan haber alınamadı.

Evin büyük çocuğu olduğu için, işsiz alkolik babasının yerine eve para getirme görevi küçük omuzlarına kalmış, bulduğu her işte çalışır olmuştu. Yapmadığı iş kalmadı. Boyacılık, hammallık, seyislik.,, Daha çok küçük olduğu için bütün bu ağır işler bakımsız bedenini çok yıpratmıştı. İşler ağır olmasına ağırdı da bir de kışın soğuğunda, yazın sıcağında dışarda çalışmak olmasa... Doğru dürüst giyecek bir şeyi olmadığı için kışın soğuktan donar, yazın da güneşin altında derisi kösele gibi olana kadar yanardı.

Bütün bu şartlara rağmen kazandığı bir iki kuruş babasının içki parasına ancak yeter, genelede aç yatarlardı. Birgün babası sakladığı parayı bulmuştu da öyle bir dayak atmıştıki, yüzünde ölene kadar kalacak derin içler kalmıştı ona. O izler ki aynaya her bakışında insanlara olan nefretini hatırlatıyordu.

İki küçük kardeşi bakımsızlıktan öldüler sonunda. Yüreği öyle katılaşmıştı ki ölümlerine adeta sevindi. Böylece bakacak boğazlar eksilmişti.

Doğup büyüdüğü kasabanın en zengini bir kuyumcuydu. Bu kuyumcu, cimriliğiyle tanınan yaşlı bir adamdı. Birkaç aileyi geçindirecek kadar kazanmasına rağmen, kazandıklarını hiç yemez, yoksul bir insan gibi yaşardı. Zayıflıktan bir deri bir kemik kalmış; beli bükülmüş yaşlı bir karısı vardı. Çok istemelerine rağmen hiç çocukları olmamıştı ve bu nedenle her daim, evlerine çıt sesinin dahi yankılandığı derin bir sessizlik hakimdi. Sessizliğin içinde parmak uçlarında yürümeye alışmış kadın adeta kedi gibi süzülür, varlığıyla yokluğu hiç belli olmazdı.

Kuyumcu yaşlanmasına yaşlanmıştı ama parasına kıyıp işlerini gördürecek bir çırak almamak için epey direnmişti. Ta ki birgün hastalanıp dükkanını iki hafta boyunca açamayıncaya kadar... Bu iki hafta içinde eve hç para girmemiş; hastalığının son günlerinde her zamank kısıtlı olarak bulundurdukları erzak da bitince, evde ve işte genç bir insanın varlığının şart olduğuna karar vermişlerdi.

Kuyumcu ayağa kalkar kalkmaz kendine en ucuzundan bir çırak aramaya başlamış, bir tanıdığının tavsiyesiyle  gelen küçük çocuğu yanına almaya karar vermişti. Hem az para verecek hem de bütün işlerini gördürecekti. Doğrusu bu çocuğu seçmesindeki esas neden onun gözlerinde gördüğü nefret olmuştu. O yaşta bir çocuğun böylesine nefret dolu olması inanılmaz gibi geliyordu insana. "İnsanlara bu kadar nefret duyması iyi. Hiç olmazsa vaktini alacak arkadaşı olmaz, vaktinin tamamını çalışmaya ayırır" düşünceleri geçmişti aklından.

Gerçekten de hiçbir arkadaşı olmayan, neredeyse hiç konuşmayan bu çocuk; kendisine hangi iş verilirse verilsin, kısa sürede herşeyi öğrenmiş, tüm sıkıntı, yorgunluk ve eziyete rağmen de hiç şikayetçi olmamıştı. Üstelik kuş kadar yiyor, işi bitince de yatıyordu...

Babası olduğunu söyleyen bir sarhoş kuyumcuya gelmişti bir defasında. Küçük çocuk, kuyumcunun yanında adamı dükkandan çıkarmış ve o yaştaki bir çocuktan umulmayacak bir kuvvetle vurmuş ha vurmuştu. Sonra da hiçbirşey olmamış gibi işinin başına geçmişti.

Sarhoş uzun bir zaman kımıldamadan yatmıştı da öldü zannetmişlerdi. Sonra da sürüne sürüne gitmişti. Onu bir daha oralarda gören olmamamıştı.

Aradan bir zaman geçmiş; küçük çırak her geçen gün daha fazla gelişme göstermiş, umulandan çok daha kısa sürede usta haline dönüşmüştü. Parmaklarındaki incelik ve yetenek; başta kuyumcu olmak üzere herkesi çok şaşırtmaktaydı.  

Günlerden bir gün, zaten hastalıklı bir bünyesi olan kuyumcu, masasının başında  yığılıp kaldı. Doktor geldiğinde artık yaşamıyordu. Zayıf bünyasi ve kalbi, daha fazla dayanamanıştı. Yaşarken, huysuz, geçimsiz ve cimriliği nedeniyle; ertesi gün sade bir törenle yapılan cenazesine, kasabadan hemen hiç kimse katılmamıştı  

Koyu ve yağmurlu bir gündü. Cenaze töreninden eve döndüklerinde kadın ağlamaktan bitap bir şekilde yatmış bir daha uyanmamıştı. Neden öldüğü belli değildi, Ard arda yaşanan bu beklenmeyen ölümleri, eve aldıkları çırağın uğursuzluğuna bağlayan kasaba halkı;hayatı yeterince zor olan içe kapanık bu çocuğu tamamen dışlamaya başladılar. 

Çocuk kadını da kocasının yanına gömdürdü. Cenazede sadece mezar kazıcısıyla kendisi vardı. Kısacık hayatında; anne  baba sevgisi görmeden büyümeye çalışırken; ona hamilik yapan iki insanı da beklenmedik kadar kısa sürede ve ard arda kaybeden çocuk; insanları giderek daha az sevmeye adeta mahkum olmuştu. Cenazeden dönerken düşünceler kafasında birbiri ardına dönüyordu. 

"İnsanlar vefasızlıklarını yine göstermişlerdi işte. Onlar sadece çıkarlarının peşindeydiler. İnsan ne kadar kadar güçlü ve acımasızsa aralarında o kadar saygı görüyordu..."

O gün hayatının sonuna kadar kimseye muhtaç olmamaya ve insanlara asla güvenmemeye karar verdi. Kalbindeki son iyilik kırıntıları da ölen kadınla birlikte gömülmüştü adeta....

Kuyumcunun mirasına sahip çıkacak yakın akrabası da yoktu, çocuğu da! Bu nedenle kuyumcu dükkanı içindekilerle beraber ona kaldı. Kısa sürede toparlanmış, işlere kuyumcu hayattaymışcasına aynı hırsla sarılmıştı. Böylece hem çalışıp, siparişleri yetiştiriyor hem de insanlardan uzak kalabiliyordu. Onlarla da sadece alışveriş sırasında gereği kadar konuşuyordu. Ne eksik ne de fazla!

Günler böyle geçerken, bir gün; işlemekte olduğu parçaya taş ilave etmek gerekti. Daha önce kuyumcunun çalışma odası olan bu yere, sadece gerektiğinde giriyordu. O gün, çalışma masasının çekmecesine eğilip, iihtiyacı olan taşı aramak üzereyken, masanın yanında daha önce fark etmediği bir kol dikkatini çekti. Bu, dışarıdan görünmeyecek şekilde özenle saklanmış, demir bir koldu. 

Onun ne işe yarayacağını anlamak için merakla merakla asılmış aşağı indirmeye çalışmıştı ama zorlamasına rağmen yerinden oynatamayınca merakı iyice artmıştı. Eline geçirdiği bir başka demir parçasıyla kolu zorlamaya başladı. Uzun süren bir uğraştı ama nafile... Sinirlenmişti... Durup soluklandı ve kola tekrar baktı. Onca zorlamaya rağmen yerinden milim oynamayan kolu aşağıya indirecek başka bir mekanizma olmalıydı. Düşüncelerini yoğunlaştırıken; kolun üzerindeki tahta kısmın oyulmuş başlığı dikkatini çekti. Üzerindeki çark biçimi; demir kolun hemen arkasında, yine demir bir levhanın üzerindeki bir girinti ile bire bir uyuşuyordu.

Hemen kolun üzerindeki tahta tutacağı çevirdi; vida gibi döenrek açıldığını farkettiğinde yüzüne bir gülümseme oturdu. Tahta tutacak birkaç dönme ile  kısa sürede demir koldan ayrılmıştı. Merakla, az evvel gördüğü girintiye, tutacağın üzerindeki çarkı yerleştirdi ve çevirdi. 

Demir levha, hiç zorlanmadan yukarıya doğru döndü ve çalışma masasının ardında; orada oldupu hiç belli olmayan gizli bir kapının gıcırtı ile açılmasını sağladı. Muhtemelen uzun zamandır, hatta aylardır kapalı olmaktan dolayı ağır bir küf kokusu aniden odaya doldu. Öyle ağır bir küf kokusuydu ki, elleri ile burnunu tutmak zorunda kalmıştı. Az evvel açılan kapı; içerisinde ne olduğu görünmeyen karanlık bir odayı açığa çıkarmış;  keşfedilmek üzere onu bekler hale getirmişti...

Hemen etrafına bakınıp bir mum aradı. Komidinin üzerinde neredeyse bitmek üzere olan bir mumun  durduğu şamdanı gördü. Onu yakıp odaya tuttuğunda, ilk önce kapının girişindeki örümcek ağlarını fark etti. Ne kadar çoktular....

Eliyle neredeyse kapıyı kaplamış olan örümcek ağlarını şöyle bir temizleyip, başını eğerek odaya girdi. Mum ışığı odada ağzına kadar dolu olan altın, gümüş eşyalar ve paraların üzerine düştü... Kuyumcu aç kalmaya razı olup, ömrünce bu odayı doldurmak için uğraşmıştı anlaşılan ve şimdi bu servet, onun eline geçmişti...

Binbir sıkıntı ile büyüyen, kalbi küçücük yaşta taşlaşmış bu kimsesiz çocuğun hayatı birden bire değişivermişti. Çok acı çekmişti evet, ama şans artık ondan yanaydı ve bunu ona acı veren insanlara karşı kullanacaktı.

Bir akşam, biraz para vererek satın aldığı at arabasını, içine para ve diğer kıymetli eşyalar bulunan çuvallara doldurmuş; arkasında, onu bir daha anmayacak, ismini dahi hatırlamayan insanlar ve kötü bir mazi bırakarak   bilinmeyen bir yöne doğru yollara düşmüştü.

(Devam edecek)


68 comments:

  1. Dear Nurdan,
    It is a wonderful Christmas deer!
    It's a nice cushion to the chair:-))
    Small ornaments love:-))
    Lady with flowers is delightful!
    You are excellent designer !!!

    ReplyDelete
    Replies
    1. Sweet Daniela,

      I declared myself that this year is a "Reindeer" year for me! Reindeer keeps my single attention, on and wanna stitch some more :))

      Last year was completely the Santa year ; then reindeer replaces with Santa for this year! So, it seems (logically) next year will be a "sledge" year! We live and see :))

      Thank you for your complement on my designing works my dear♥ You made me so glad!

      Hugs

      Delete
  2. Reindeer & finished ornaments all look great! Well done!!

    ReplyDelete
    Replies
    1. It is so good to get such words from you ♥ Thank you Mii :)

      Delete
  3. Lovely reindeer.
    I'm looking forward to the pillow.

    Greetings, Manuela

    ReplyDelete
    Replies
    1. Thank you so much dear Manuela; I' ll share the pillow as soon as I finish :)
      Greetings

      Delete
  4. I love the reindeers, so much lovely this embrodery. Kisses.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Oh, thank you my dear ♥ Glad that you like reindeer as much as I do :)
      Hugs

      Delete
  5. Beautiful patterns and complete works, as always, Nurdan!
    The Christmas Eve pattern will be my next stitch work.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yay :))))) At least, there is another stitcher, who declares to stitch one of my patterns as her next stitching work! It is the very first milestone of my designing adventure - Thank you very much Sara! You really made me so proud♥
      Hugs

      Delete
  6. nasıl çıkıyor bu kadar iş elinizden, maşallah diyorum:)) yeşilli hanımefendi şahane, yastığın bitmiş hali ve hikayenin devamı için bir sonraki yayını merakla bekliyorum. sevgiler...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Elime geçen her boş anı dolduruyorum aslında (malum yerde bile kitap okurum- gazeteler sabahın ilk işi) O nedenle, ne zaman ve nerede vaktim olursa, mutlaka bir şekilde elimdoludur. Geceleri de çok geç yattığım için özellikle üretken olabiliyorum :)) İşin özeti bu.

      Yine de işin özünde sevmek var. Yaptığım bu küçük kırpık işleri seviyorum. Zamanı benim için çok değerli kılıyorlar gerçekten.

      Çok bekletmeden (hikaye uzun) devamını getirmeye çalışacağım zaten. uzadıkça ben de sabırsızlanıyorum. Bitsin ki yerine başkasını ikame edeyim :))

      Sevgilerimle,

      Delete
  7. Beautiful stitching and a lovely free chart, thank you!

    ReplyDelete
    Replies
    1. Glad you like the chart Sally :) I thank you too ♥

      Delete
  8. You did a beautiful job on Kissy's pattern. And your little reindeer are very sweet. Thanks for the great 50's lady. I love that!

    ReplyDelete
    Replies
    1. Thank you so much for both your sweet comment on my works / pattern and your visit Annie ♥

      Delete
  9. Önce kırmızıları çok sevdiğimi söylemeliyim. Bu güzel, enerji veren renk en çok da yılbaşılara yakışıyor. Çok doğru bir uygulama ile yüz yıllardır kırmızıyı konseptin ana renklerinden biri yapan geleneğe minnet duyuyorum; kaynağı önemli değil. Ellerinize sağlık. İşleriniz harika olmuş.

    Öyküye gelince. Soluk soluğa okudum. Merakım büyüdü, büyüdü.. Hadi bakalım, her şey aslına nasıl dönecek?

    ReplyDelete
    Replies
    1. Kırmızı bu mevsime gerçekten çok yakışıyor; kesinlikle aynı fikirdeyim.Kırmızı muhtemelen Pagan geleneklerinden gelen bir tercih. Gerçek hikayesini öğrenirsem mutlaka paylaşırım.

      Kırmızıyı ayrıca etamine, özellikle kız çocuklarının elbiselerine çok yakıştırıyor ve olabildiğince çok da kullanmaya çalışıyorum. Günlük hayatımda, kullandığım yerler kısıtlıdır. Aksesuarlarımda daha fazla kullanıyorum.

      Beğeni içeren yorumunuz için teşekkür ederim. Bu biraz karışık bir kurgu; o nedenle uzun sürecek gibi görünüyor. Umarım sizi bıktırmadan sona ulaşır ve merakınızı giderebilirim.

      Sevgilerimle ♥

      Delete
  10. Είναι καταπληκτικά και τα μικρά στολίδια για το δέντρο και το μαξιλάρι !!!
    Κάνεις πολύ ωραία δουλειά!!!! Και η κάρτα του '50 απίθανη, και πολύ επιτυχία το σχέδιο !!!!!
    Πολλά χαιρετίσματα !!!!

    ReplyDelete
    Replies
    1. Τα σχόλια σας είναι πάντα κάνει να ενθαρρυνθεί περισσότερο! Είμαι ειλικρινά ευγνώμων σε σας!

      Σας ευχαριστώ πολύ για την πολύτιμη φιλία σας! Από ό, τι σημαίνει πολλά για μένα αγαπητέ μου ♥
      Αγκαλιές

      Delete
  11. Ohhh...i really love your red works! The cushion is marvelous, in a country style very chic! The red ornaments on your beautiful tree are such gorgeous. I like them very much.
    Kisses
    Alessandra

    ReplyDelete
    Replies
    1. My sweet Alessandra ♥...... Thank you so much :)

      Delete
  12. Replies
    1. ♥ Oui Svetlana; "Joyeux Noël" et "Bonne Année" ♥

      Delete
  13. Hepsi çok güzel, ama yeşilli bayan ayrı bir güzel. Müthişsiniz....

    ReplyDelete
    Replies
    1. :) Beğendiğinize gerçekten çok sevindim. Sizin gibi çizgi ustası, herşeyi atistik gözle ölçüp biçen birinden alınan bu iltifat, benim için çok değerli :) Çok teşekkür ederim ♥ Sizi burada görmek de ayrı keyif oldu; not düşeyim....

      Sevgilerimle

      Delete
  14. Какой милый сюжет олененка! Так и пахнет Рождеством. Спасибо за ваше присоединение к моему блогу - я очень этому рада!!
    Хочу сказать что слежу за вашим творчеством - замечательно!!! И еще похвала за схемы, которые вы выкладываете в блоге - это
    очень добрая щедрость!! L.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Я так радa получить такой прекрасный комментарий от вас!
      Спасибо за вашa визит, комментарий вы оставили!
      Теплые Пожелания♥

      Delete
    2. Nurdan, как приятно, что вы разговариваете на русском! Людмила.

      Delete
    3. Я былa в России в течение нескольких лет! Поэтому я могу говорить по-русски :)
      Это хорошо для меня, чтобы быть в состоянии переписки на русском языке!

      Delete
    4. Да, Nurdan, я просмотрела еще раз блог и все поняла - Тюмень, Москва, Баку и т.д. Только до сих пор не понимаю где , в какой стране вы сейчас. В профиле не нашла. Судя по гачикам ( так у нас в Чехии) - закорючечка внизу буквы - это Польша?
      Откройте для меня неграмотной секрет. Л.

      Delete
    5. Людмила :)
      Я надеюсь, что это не будет удивлен, если я скажу,Я турчанка :D
      Из-за проблем со здоровьем моей мамы, я нахожусь в Стамбуле сейчас!
      С последних четырех лет, мы (я и моя сестра) провести наше время между Голландией, Украиной и Турцией!

      Это означает, что мы гражданином мира тоже :))

      Delete
    6. Приятно, Nurdan, познакомится. Теперь ты для меня не безлична - я что-то о тебе знаю. Я из России, живу по 180 дней в году с внучкой Асей в Праге, потом еду домой в г. Орел. Вот и сейчас 1 января отправляюсь домой и буду там до апреля. Ася студентка , я пенсионерка. До приятной встречи в твоем блоге. Л.

      Delete
  15. Nurdan Hanım merhabalar
    Mini mini kırmızı yeni yıl işlemeleriniz çok güzel olmuş. Hikaye çok güzel. Çok beğendim. Geçim sıkıntısı nedeniyle ölen kardeşlerin dramı içler acısıydı:( Çocuk kuyumcu ve karısının ölmesine çok üzüldü. Onları ailesi bilmişti. Nasıl bir babası varmış ki çocuk o kuyumcuyu bile benimsiyor. Heyecanla devamı bekliyor olacağım. iyi günler Nurdan Hanım.
    Sevgi ve saygılarımla.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Merhabalar Eral Hanım :)

      Gazeteyi açtığımız her gün, benzer baba kaynaklı şiddet haberleri ile karşılaştığımız bir ülkede; bu tür çocuklardan birini hikayede kahramanlaştırmak abartı olmaz dye düşünmüştüm.

      Cehaletin ve sapkınlığın en ağır darbesini ne yazık ki her zaman çocuklar yiyor. O şartlarda var olmaya çalışan bir çocuğa, kuyumcu gibi bir insanın evi bile korunak olabiliyor işte...

      Esasında vurgulamak istediğim; insanın iyi ya da kötü yönelimlerinin temelinde, çocukluk travmalarının yattığına inanıyor olmam. Bu çerçevede de aileye ne çok iş düştüğünü, çevresel koşulların, şartlanmaların insanı nasıl zorlu bir yola soktuğunun altını çizmeye çalışmam.

      Düşünceleriniz paylaştığınız için içtenlikle teşekkür ederim. Sizden asıl beklentim; eleştirilerinizi almak. Lütfen her türlü eleştiriyi yapın. Beğenmediğiniz, abartılı bulduğunuz ya da aklınıza yatmayan herşeyi de yazın. Ne kadar acımasız olursa benim için çok kıymetli olacaktır onlar. Yoksa ben kumda oynamaya devam edip gideceğim....

      Sevgilerimle

      Delete
    2. Öykünüzün kahramanı abartı bir şey yapmıyor. Bundan emin olun.
      İyi gözlemliyorsunuz, iyi tahlillerde bulunuyorsunuz ve çok okuyup, iyi araştırdığınız için bilgilisiniz. Bunları yazarken ifade edebilmek ayrı bir ustalıktır ve siz bunu çok iyi yapıyorsunuz. Bunu hem bire bir yazışmalarımızdan hem de öykülerinizden anlayabiliyorum.
      Öykünüzde eleştirebilecek bir yan görmedim ama görürsem eğer mutlaka size yazacağım.

      Delete
    3. Teşekkürler Eral Hanım :) İyi bir dost ve yol arkadaşısınız. Zeliha bu açıdan çok şanslı :)

      Uzun zaman ağdalı kalıplar ve süslü cümleler ile kurgulanmış iş ve bürokratik mektuplar yazmak; günlük konuşmaları da bu tür cümlelerle kurgulamaya çalışmaktan dolayı, oldukça uzun cümle kurma alışkanlığım var. Kendimi ifade ederken, karşımdakinin kafasını karıştırdığını hissettiğim zaman; kendimi daha anlaşılır ifade etmeyi de öğrenmeliyim diye düşünmüştüm. O nedenle blogda kısa ve anlaşılır ifadeler seçmeye çalışıyorum,

      İnsan kalıplarını kolay kıramıyor. O nedenle bazen kısa yazacağım derken, tekrar ve anlam kaymaları yapıyorum. Ayrıca insan kendi yazdığına körmüş. Yaptığım hataları; konuyu unutup tekrar dönüp baktığımda bazen görebiliyorum.

      Karalamalarımın okuyucusundan beklediğim ( dileğim diyelim) bu tür hususların altını çizip bana ifade etmeleri. Eleştiri ne kadar acımasız olursa olsun; benim için çok değerlidir, motivasyondur. Amatör dahi olunsa, her işin hakkı verilmeli, elden gelenin en iyisi yapılmalı. Becerilemiyorsa da durmayı ve bırakmayı becerebilmeli insan.

      Sevgilerimle,

      Delete
    4. Zeliha gibi bir dostum olduğu için emin olun ben de çok şanslıyım. Sizi tanıdığım için de ayrıca şanslıyım. Her anlamda çok donanımlı bir insansınız. Donanımlı insanlarla nerede olursa olsun birlikte olmaktan dolayı büyük haz alırım.
      Türkçe uzun cümleler kurmaya çok uygun olmaya biliyor. Uzun cümleler kafa karıştırabiliyor. Bu nedenle çoğunluk tarafından anlaşılabilen, yalın cümleler kurmak bana daha doğru geliyor. Yazar tercihlerimde böyle. Çok ağdalı, zor anlaşılabilen yazarlar benim tercihim olmuyor.
      Nurdan hanım, öykünüzde bir defa tekrar cümleler neredeyse hiç yok.
      Bir şeyler yazmış ama yazar diye nitelendiremeyeceğim insanların çıkarmış oldukları kitapları da çok okumuşumdur. 'Niye bunları okudunuz' diye bana bir soru sorduğunuzu duyuyorum:)) Şöyle ki, ya onlar bir şekilde beni bulup 'kitabımı okur musunuz' dediklerinde onları kıramıyorum, ya çok satanlar arasında olunca 'neden çok satmış' diye merak edip alıp okuyorum, ya da bir arkadaşın tavsiyesi üzerine okuyorum. Onlar kendilerini yazar olarak sınıflandırıyorlar. İnanın sizin şu öyküleriniz onların yazdıklarının yanında şaheser olarak nitelendirebilirim. Hatırlarsanız ilk kez öykünüzü okuyunca hayretler içerisinde kalmıştım. Artık yorumlardaki yazılarınızı görünce neden hayret ettiğime şaşıyorum.
      Herkese sevgilerimle ve saygılarımla.

      Delete
    5. Sizinle karşılıklı geldiğimizde kitaplar, yazarlar ve algı sürecindeki yerlerine dair fikirlerimi daha kapsamlı paylaşırız :) Ucundan dokunduğunuz bu konu çok derin konuşulacak meseleler arasında :)

      O paragraftan bana düşen içinse içtenlikle teşekkür ederim.

      Türkçe konusundaki görüşünüze kısmen katılıyorum. Kısa cümlelerin, kelime zenginlliğimize olumlu katkıyapmadığı kanısındayım . Bu da konuşulacak ayrı bir konu demek zaten .

      Sevgiler

      Delete
    6. O zaman karşılıklı görüşmek dileğiyle. Sevgiler.

      Delete
  16. Che meraviglia, sei bravissima e grazie dello schema!

    ReplyDelete
    Replies
    1. Grazie mille Irene! Sono così felice che ti piace il grafico :)
      Abbracci

      Delete
  17. Heerlijk in kerstsfeer Nurdan. Prachtige rendierpatroontjes. Lieve groet,

    ReplyDelete
    Replies
    1. Hej Willy :)
      Het is goed om te weten dat je mijn rendieren :)
      Dit jaar, geef ik de voorkeur aan verschillende rendieren grafieken steek! Deze oude patroon nam mijn speciale aandacht! Het is Scandinavisch die ik het leukste vind!
      Deze tijd van het jaar is de beste tijd van het jaar voor mij ook!
      Lieve groetjes

      Delete
  18. Un bordado de Navidad precioso y con un bonito acabado¡
    Besos

    ReplyDelete
    Replies
    1. Me encanta esta temporada festiva Pilar :) Me hace tan alegre!
      Quiero compartir mi alegría a todo el mundo! Me alegro de que te guste también!
      Abrazos

      Delete
  19. İşlemeniz ve yeşilli bayan her zaman ki gibi harikalar, o kadar özeniyorumki sayfanızı ziyaretten sonra ama inanın gözlerim izin vermiyor, gözlükle bile halim sıkıntılı. Öykünüzde bölümden bölüme heyecanlı bir hal almaya başladı Nurdan hanım, okurken düşündüm de gerçek hayattada yaşadıkları ile katılaşmış ne çok insanımız mevcut, aslında yüreklerinde minicik bir kıvılcım yansa gerisi gelecek olan... Ellerinize, yüreğinize sağlık, selam ve sevgimle :)))

    ReplyDelete
    Replies
    1. Bende aynen sizin gibiyim ama israrla yapıyorum. Gözlük numaram büyüdü sanırım, Bir sürü hata yapmaya da başladım ama devam edeceğim. Kendimi en iyi hissettiğim ve bu hissi de en güzel şekilde paylaştığımı düşündüğüm alan bu. Zaten elimden de başka birşey pek gelmiyor :)) Siz benim gibi değilsiniz ki! Boya, örgü, dantel ve daha neler neler :) Ben sizin renklerinizi ve onlardan yansıttığınız duyguları seviyorum. Üstelik çarpıları siz de örgüye veya tığ işine taşıyıp ilmekle resim yapabilirsiniz :D Çok da güzel olur bence....

      Yürekleri katılaştıran koşulları yok etmeden (özde mutlak kötülük yoksa ) insanların değişimi çok zor. Bize düşen farkındalık yaratmak. Hepimiz ucundan bucağından buna hizmet ediyoruz galiba :))

      Yalova hala tek ayak üzerinde değil mi??

      Sevgi ve selamlar size ve güzel Yalova' ya :)

      Delete
  20. It will be a wonderful pillow. I can`t wait how it looks finished.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Thank you so much Marion ♥ I will share the result as soon as possible!
      Hugs and kisses

      Delete
  21. Beutiful christmas ornament and finishing! I like it! :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. :) Thank you very much dear Palko :) ♥

      Delete
  22. bu hikaye gittikçe daha da etkili olmaya başladı benim için.
    ayrıca sanırım siz derin bir denizsiniz nurdan hanım:)
    işlemelere gelince,etkilenmemek imkansız,elinize sağlık

    ReplyDelete
    Replies
    1. Sevindim şimdi :))

      "İçimde birikenleri dışarıya çıkarmalıyım ki yerine daha iyisi dolsun" diye karaladığım cümlelerin etkileşime girme yeteneği olması işin en keyifli tarafı zaten :)) Böylece monologdan diyaloga dönebiliyor herşey ki tam da bunu arzu ediyorum.Yazarken kendime sorduğum, "Biriktirdiklerim, gözlemlerim, kendimce tahminler ya da çıkarımlar "artık her ne ise" ayakları yere basabiliyor mu? Yaşamda bir karşılığı var mı? Akıntıya karşı mı, onunla beraber mi kürek çekiyorum? sorularım karşılık bulurken; karşıdan kendi yankım değil, cevap geliyor bu şekilde...

      Bu çerçevede, yazılana değer veren ve bunun için diyaloga giren herkese minnet borcum var. Tabii size de...

      Bana gelince; samimi olarak yazıyorum - riya yoktur- bildiğim tek bir şey var aslında hiç bir şey bilmediğim...

      5 duyu ile sınırlı bir kalıp içinde, kısacık bir hayat süresinde; önce fiziksel ihtiyaçlarımızı gidermek, sosyalleşmek, kalıplar geliştirmek zorunda kalan yaratıkları aslında. Bize bahşedilen akıl ile egomuzun gelgitleri içinde "Ben kimim?" sorusuna kadar bile gelemiyoruz çoğu zaman. Buraya kadar gelebilenler ise bir arpa boyu bile gelmiş olmadıklarını görünce şaşkına dönüyorlar. İşte ben tam da o bir arpa boyunu ölçme arefesindeyim. Denizlik nerede? Ben neredeyim?

      Yani sevgili Havva Hanımcığım, aslında dağlar kadar soru ve bir şinik akıl ile işin içinden çıkmaya çalışıyorum tıpkı sizin gibi... Farkım yaş ve tecrübe avantajını kullanıp; soru ve sorunlardan biraz daha çabuk sıyrılabilme taktikleri geliştirmiş olmak.Hepsi bu işte....

      İşlemelere yazılan iltifatlar için de çok teşekkürler :)

      Sevgilerimle,

      Delete
  23. beautiful reindeer cushion. merry christmas to you.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Merry Christmas to you too Summer :) Thank you for the comment you left ♥

      Delete
  24. Grazie, Nurdan per i bellissimi regali che ci fai con i tuoi schemi. Mi incanto con i tuoi ricami. Buona serata. Donatella

    ReplyDelete
    Replies
    1. Grazie mille Donatella ♥
      Avere un grande fine settimana!

      Delete
  25. Hi, Nurdan!
    Thanks for your lovely comments, in my blog!
    I love your little crosses, and your beautiful reindeer crushion! Congrats!

    ReplyDelete
  26. I love your Christmas ornaments , Nurdan !!!!!! The lady cross stitch pattern is very beautiful !!!!!! Congratulations !!!!!
    greetings
    Niki

    ReplyDelete
    Replies
    1. :D I am so glad that you also like my ornaments Niki ♥ It was a sudden decision and quick stitching project!

      Thank you for the comment for the Lady in green! Appreciated ♥

      Hugs

      Delete
  27. Çok hoş bir blog! :) yeni keşfettim.

    Ben de beklerim! :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Teşekkür ederim; ilk fırsatta ziyaret ederim :)

      Delete
  28. O so much festivity here! I love all the teeny-weeny reindeer ornaments although I would give your big one a Rudolph nose maybe. :D And you have so many finishes; I am jealous~! It's a good idea that you have to make a little tree and fill it with your handmade stuff. Your pattern is great again -- you really have an amazing knack for capturing the shape of hair!

    ReplyDelete
    Replies
    1. :D Thank you for your sweet comment Rosey - all reindeer want to have a Rudolph nose as well as me :D

      Especially in this festive time of the year, stitching such stuff, makes me so cheerful and very diligent!

      Thank you Rosey for your encouraged comment about my ability on capturing hair :)

      Hugs

      Delete
  29. Hangi resme bakacağımı şaşırdım, hepsi biribirinden güzel görünüyor.Ellerinize, emeğinize sağlık....

    ReplyDelete
    Replies
    1. Merhaba Esra Hanım, uğradığınız ve değer verip bu notu bıraktığınız için çok teşekkür ederim size ♥ Beni çok sevindirdiniz....

      Delete